|
|
1188 Haber (198 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
.. 198
|
|

Havana, 16 Ağustos 2010 (Prensa Latina) Küba Devrimi lideri Fidel Castro’nun son yazısı olan “Birleşmiş Milletler, Dokunulmazlık ve Savaş” makalesini okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Yoldaş Fidel’in Düşünceleri BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, DOKUNULMAZLIK VE SAVAŞ
9 Haziran 2010 tarihinde alınan 1929 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı emperyalizmin kaderini belirledi.
Bir sürü saçmalık arasında kaç kişinin fark ettiğini bilmiyorum ancak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, üstlerinden aldığı emirle abluka altındaki Gazze’ye insanî yardım götüren filoya düzenlenen İsrail saldırısını araştırmak için kurulan komisyonun başkan yardımcılığına Kolombiya Devlet Başkanlığı görevinin son günlerine gelmiş olan Alvaro Uribe’yi getirdi. Saldırı kıyıdan oldukça uzakta ve uluslararası sularda yaşanmıştı.
|
|
|

Kendisi de Dersimli olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun 1938 katliamını ‘Ben daha doğmamıştım’ diye değerlendirmesi hemşehrilerini öfkelendirdi. Dersimliler derhal bir ‘özür’ ve ihraç bekliyor...
Dersimliler Başbakan Erdoğan’ın, gündeme getirdiği 1938 katliamı ile ilgili olarak kendisi de bir Dersimli olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı ‘Ben daha doğmamıştım’ değerlendirmesine tepki gösterdi. Dersimliler, CHP’den özür dilemesi gerektiğini ve daha önce Dersim’e ilişkin söylediği sözlerden dolayı Öymen’in ihraç edilmesini beklediklerini söyledi.
DERSİMLİLERDEN ÖZÜR DİLEMELİ
Dersim Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Yücel, ”Katliam sırasında Cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk, parti başkanı İsmet İnönü, Başbakan da Cemal Bayar’dı” diyerek şunları söyledi: “Kılıçdaroğlu’nun o dönemde olmaması birşey değiştirmez ki, şu an CHP’nin lideri ve Dersimlilere hakaret eden Onur Öymen’in partide kalmasına izin vermekte. Öncelikle Öymen gönderilmeli, sonra da CHP, Dersim halkından özür dilemelidir. Başbakandan da devleti temsilen en azından bir özür bekliyoruz ve kayıpların listesini açıklamasını istiyoruz” dedi.
|
|
|
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar ... Arthur Schopenhauer (Felsefe) |

En değersiz gurur, milli gururdur. Bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. Çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyarbilirki başka türlü? Dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. Ama dünyada gurur duyabilecek hiç bir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar. Şükür ki yüz tane ahmak bir araya gelse bir tane akıllı adam etmez. - Dikensiz gül yoktur ama gülsüz pek çok diken vardır. - Soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır. Ama kısa süre sonra oklarının birbirleri üzerindeki etkilerini görüp yeniden ayrılırlar. Isınma gereksinimi onları bir kez daha bir araya getirdiğinde okları yine kendilerine engel olur ve iki kötü arasında gidip gelirler, ta ki birbirlerine katlanabilecekleri uygun mesafeyi bulana kadar. Bunun gibi, insanların hayatlarının boşluğundan ve tekdüzeliğinden kaynaklanan toplum gereksinimi onları bir araya getirir, ama nahoş ve tiksinti verici özellikleri onları bir kez daha birbirinden ayırır. - Gençliğin bakış açısından bakıldığında hayat sonsuz derecede uzun bir yolculuktur: yaşlılıktan bakınca çok kısa bir geçmişe benzer. Gemiyle uzaklaştığınızda kıyıdaki nesneler daha küçük, tanınması ve ayırt edilmesi daha zor hale gelirler, aynı şekilde olaylar ve etkinliklerle dolu geçmiş yıllarınızı da tanıyamazsınız.
|
|
|
Kimim var ki...Aziz Nesin (Şiirler) |
|

İnince trenden ya da uçaktan yalnızlığın Sevinçle karşıla yanlızlığını garlarda hava alanlarında Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yanlızlığınla Ugurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye Senin senden başka kimin var ki beklesin
İçki masalarında bir başına mısın Kendinleysen yetmelisin kendine Çoğaltıp yanlızlığını konuş bir çok kendinle Kaldır içki bardağını kendi şerefine Ağlaşarak gülüşerek tartışarak kendile Senin senden başka kimin var ki bulasın
|
|
|
 cemil_gundogan@yahoo.se
Eş dost telefon ediyor, mail yolluyor; referandumda evet demenin faziletlerini anlatıyor. Benzer görüşler televizyon ekranlarında popüler isimler tarafından tekrarlanıyor. Performans fena değil. Anlatılanlara bakılırsa, referandumda evet demek insanlığın bugüne kadar yarattığı bütün erdemleri sahiplenip bütün kötülükleri tokatlamak demek. Aksi yönde davranmak ise Ergenekon’un uşağı olmakla eş anlamlı. Yine eş dost telefon ediyor, mail yolluyor; referandumda hayır demenin ne kadar hayati bir şey olduğunu anlatıyor. Onların tezlerini de medyadan izleme imkanı buluyoruz. Sıraladıkları gerekçelere bakılırsa, hayır demezsek Emperyalizmin uşağı olup cehennem ateşinde cayır cayır yanacağız. Bir de boykot edelim diyenler var. Onların dikkat çeken yanları ise ikircimli halleri. Ama en zor kümeyi benim ne düşündüğümü soranlar oluşturuyor. Çünkü soru çok kazık. Keşke benim de yukarıdakiler gibi basit, rahatlatıcı, güven verici ve kendinden emin bir cevabım olsaydı. Aşağıda neden olmadığını okuyacaksınız.
|
|
|
|
 Lübnan Komünist Partisi’nden Tüm Komünist ve İşçi Partilerine Bildiri İsrail’in saldırıları ve şehit Asaf Ebu Rahhal ile ilgili dün yayımlanan bir önceki bildiriye bağlı olarak parti politik bürosu uluslararası işçi ve komünist partilerine yönelik ekteki bildiriyi yayımlamıştır:
Uluslararası ve komünist partilerin değerli yoldaş liderleri, İsrail Lübnan’a, halkına ve direnişine yönelik saldırısını ABD’nin, Obama yönetiminin ve saldırıya gözlerini kapatmak suretiyle AB’nin verdiği destek ile gerçekleştirmiştir. İsrail güçleri iki Lübnanlı askeri ve yoldaş Asaf Ebu Rahhal’ı katletmiştir. Aynı zamanda İsrail savaş uçakları evleri bombalayıp imha etmiş, tarlaları ateşe vermiştir.
|
|
|
1188 Haber (198 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
.. 198
|
|
|
|