|
|
1188 Haber (198 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
.. 6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
.. 198
|
|
|

İnsanlik tarıhini iyi inceleyin Göreceksiniz ki . Tüm mesele Emek ile sermaye sorunudur Açlikla tokluk sorunudur Onurlu ile onursuz sorunudur Çıkar ilişkileri bildiğimiz ilkel komünal toplumdan tutun da Bir sonraki bir sonraki ve Günümüze kadar devam eden bir süreç Milyonlarca yıl evvel Çıkar grubu rant peşinde kosanlar Zaza dili Kürt dili diye Bizi ayırma imkanı var mıydı? Yoktu değil mi? Günün koşulları içerisinde, Günün şartlarına uygun olarak İnsanları bir şekilde bölmek bunların temel yaşam kaynağıdır.
|
|
|
Bir Sürü Delikanlıya Dostça Öğütler...Charles Bukowski (Şiirler) |

Tibet'e git
deveye bin incili oku
ayakkabılarını maviye boya
sakal bırak
kağıttan bir kanoyla dolaş dünyayı
the saturday evening post'a abone ol
|
|
|
Şiir ve Şiirsel Eylem...Octavio Paz (Felsefe) |

Şiirsel eylemin her birisinin farklı binlerce biçim içine dağılmış olması bizi ideal bir şiir tipi oluşturmaya zorlayabilir, ancak böyle bir çaba karşımıza bir canavar veya bir hayalet getirecektir. Şiir bilgidir, kurtuluştur, güç ve terkediştir. Dünyayı değiştirebilecek güçte bir eylemdir şiir, doğası gereği devrimcidir: Ruhun eğitilmesi ve içsel özgürlüğün yolu. Şiir bu dünyaya anlam kazandırır, onu yüceltir; bir başkasını yaratır. Seçilmişlerin ekmeği, lanetlenmiş lokma. Şiir ayırır, birleştirir. Yolculuğa davet, yuvaya geri dönüştür. Esin, soluk alma, bedenin eğitilmesi. Hiçliğe yakarış, yoklukla yapılan söyleşi: sıkıntı, acı ve ümitsizliktir onu besleyen. Dua, pişmanlık, tövbe, ilahî güce boyun eğiş, huzur bulma. Sihir, büyü, efsun. Yücelik, kabulleniş, bilinçdışının yoğunlaşması. Irkların, ulusların ve sınıfların tarihsel açıklaması. Şiir tarihi reddeder. Nesnel çelişkilerin tümü onun içinde çözülür ve en sonunda insan, sadece bir ölümlü olmadığının bilincine kavuşur. Deneyim, hissediş, duygu, sezgi,
|
|
|
 İrlanda, James Joyce'u anıyorrup Yorum’un İnönü Stadı’ndaki 55 bin kişilik tarihi konseri yaklaşık dört saat sürdü. 14/06/2010 7:51
İstanbul'un orta yeri önceki gece, binlerce kişinin eşlik ettiği devrimci marşlarla inliyordu. Grup Yorum'un İnönü Stadı'ndaki 25'inci yıl konserini 55 bin kişi izledi. 'Ramiz Dayı' Tuncel Kurtiz, okuduğu şiirle 'Amerika, katil' diye slogan attırdı
İSTANBUL - İnönü Stadı önceki gece tarihi günlerinden birini yaşadı. İstanbul’un orta yeri, 55 bin kişinin eşlik ettiği devrimci marşlarla inliyordu. İnönü, İnönü olalı böyle kalabalık görmemişti...
Türkiye’de politik müziğin dev ismi Grup Yorum, 25 yıllın özetini cumartesi akşamı İnönü Stadı’nda yaptı. Konser başında biraz seyrek olan saha içi ve trübünlerin dolması da uzun sürmedi. Daha stat önünde içeri girmeye çalışırken sloganlar duyulmaya başlamıştı. ‘Koskoca stat dolar mı dolmaz mı?’ diyenler ve Taksim’den, Beşiktaş’tan ve bütün yakın çevreden İnönü’ye doğru giderken etrafındaki kalabalığın Grup Yorum konserine gittiğini aklından bile geçiremeyenler, stadın kapısına geldikten ve konser başladıktan kısa bir süre sonra etrafına şöyle bir göz gezdirince beklentilerin üzerinde bir katılımın olduğunu fark etmekte zorlanmadı. Nitekim konser ortasında Yorum’cular kesin rakamı verdi: 55 bin.
|
|
|
Tanrı ve Kadın... Dr. Beyazıt - Taş (Felsefe) |

3 Jun, 2010
Tanrı : Şunu demek istiyorum; İnsanoğlu genel olarak bir canavardır, kendini egittiği ve düşündüğü oranda insan, eğitmediği ve düşünmediği oranda da hayvandır. Eğitimle iki şeyi kastediyorum. Birncisi: bieysel eğitim, yani ruhun eğitilmesi ve güzeleştirilmesi. İkincisi ise okul eğtimidir. Kadın’ın iç dünyası daha da karışık olduğu için ve vahşi arzularının kurbanı olduğu zaman da hata üzerine hata, iyilik yerine, kötülük yaparak yaşamda taribat’a sebep olur.
Madame, uzun boylu, kıvırcık saçlı, yeşil gözlü, beyaz tenli ve çok neşeliydi. Deyim yerinde ise, elini sallamadan ellisini kendine çekebilen cinstendi. Mutluluğun, Başkaları’nın mutsuzluğu üzerine kurulu olduğunu doğası gereği biliyordu. Ama bu Saltanat’ın pek uzun ömürlü olmayacağını da biliyordu ve buna rağmen bildiğinden geri kalmıyordu.
|
|
|
 06.06.2010
İHH önderliğindeki “Gazze’ye Özgürlük Filosu”nun amiral gemisi Mavi Marmara’ya İsrail’in yaptığı gayrı hukuki, gayrı insani, gayrı ahlaki harekâtın korkunç bilânçosu hepimizi sarstı. Konvoyun, amacının sadece insani yardım olmadığı, İsrail’in yıllardır Gazze’ye uyguladığı yine gayrı hukuki, gayrı insani, gayrı ahlaki ablukayı sembolik de olsa delerek, İsrail’in havasını söndürmek olduğu anlaşılıyor. Hükümetin de, gerek ideolojik nedenlerle, gerekse Ortadoğu’da üstlenmeye çalıştığı yeni rolle ilişkili olarak, İHH’nın bu hedeflerini zımnen desteklediğine dair pek çok emare var. İsrail, tam da kendisinden beklendiği gibi (haydutça ve aptalca) davranarak, konvoyu düzenleyenlerin ve destekleyenlerin hedeflerine varmalarını sağladı. Eylemin arkasındaki motif ne olursa olsun, Gazze’ye uygulanan ablukanın dünya gündemine girmesi son derece olumlu. İsrail gibi kibirli ve saldırgan bir devletin karizmasının yerle bir edilmesi de mükemmel bir sonuç. Keşke bu iş kimsenin burnu kanamadan olsaydı. Ancak, can kayıpları İHH ekibini üzmemiş görünüyor. Kimse ağlamıyor, yakınmıyor. Aksine, şehitlik mertebesine ulaşanlara gıpta ediliyor. ‘Keşke’ deniyor, ben de ölseydim… Ne diyeyim, gazanız mübarek olsun! Ancak, hükümetin İslamcı hassasiyetleri koçbaşı gibi kullanarak kendine Ortadoğu’da yer açmasını onaylamam mümkün değil.
|
|
|
1188 Haber (198 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
.. 6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
.. 198
|
|
|
|