|
|
10 Haber (2 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
2
|
|
İsmaillerin Gizli Ögretisi...antires.com (Etüd) |
İsmaillerin Gizli Ögretisi-1 -Kuran - Muhammed - Ali
Fedailerin Kalesi ALAMUT Wladimir Bartol Yurt Kitap Yayın S. 169-170
... Ali ve Mehdi hakkında anlatılan hikayeler, Ali'yi seven ve Bağdat'tan nefret eden müminler için uydurulmuş hikayelerdir. Daha zeki olup da bu masalları yutmayanlara, düşüncelerimizi Halife el-Hakim gibi anlatmayı tercih ediyoruz: Kuran sadece ve sadece hasta beyinlerin bir ürünüdür! şunu bil ki kimse asla hakikatın ne olduğunu bilemez. Bu yüzden biz hiçbir şeye inanmıyoruz ve bu yüzden her şeyi yapabiliriz. ... Peygamber bir akıl hastasıydı! Damadı Ali de bunlara inandığı için delinin tekiydi! Ve şimdiye kadar Mehdi hakkında ögrendiklerimin hepsi, o sırlarla ve kurtarıcılarla dolu harika ögreti, basit insanlardan oluşan kitleleri uyutmak için uydurulmuş bir masaldı!
|
|
|
Seriât ve Kölelik...İlhan Arsel / Bölüm (1) (Araştırma) |
|
Islâm seriâtinin kölelik denen seyi benimsemedigi ve köleligi yok etme amacini güttügü iddiâlarina dayali yalanlar
Seriâtçilara göre Islâm dini güyâ kölelige karsidir ve güyâ Kur'ân insan denilen varligin özgür (hür) olarak dogdugunu ve özgür sekilde yasamasi gerektigini kabul eder; insanlarin tek bir asildan geldiklerini, rengi, dili ve sosyal durumu ne olursa olsun her insanin esit yaratildigini öngörür.
Yine seriâtçilara göre diger dinler ve eski medeniyetler köleligi yok etmeyi düsünmedikleri halde Muhammed, kölelerin durumunu iyilestirmis ve köleligi kökten yok etmeyi amaç edinmistir. Her ne kadar köleligi kaldiramamis ise de esitlik getirmistir: köleleri efendilerinin seviyesine yükseltmek istemistir.
|
|
|
Küresel Kapitalizmi Meşrulaştıran Söylemler*...FİKRET BAŞKAYA (Araştırma) |
Bilim, şeylerin gerçeğini ortaya çıkarıyorsa, görüntüyle gerçek arasındaki uyumsuzluğu teşhir ediyorsa bilimdir. Şimdilerde bilim denilen bilim tanımına denk düşmek bir yana, bilimin inkârına dönüşmüş durumda. Küresel kapitalizm çağında bilim ve teknoloji, mülksüzleştirmenin, kâr etmenin, yıkımın, manipülasyonun, alıklaştırmanın hizmetinde. Dolayısıyla asıl bulunması gereken zeminin karşıtına savrulmuş, misyonunun ve varlık nedeninin inkârına dönüşmüş durumda. Artık amaç şeylerin, olayların, süreçlerin neden ve nasılını bilince çıkarmak, gerçeğin izini sürmek, gerçeği örten sis perdesini dağıtmak değil, üstünü örtmek, mistifikasyon yaratmak. Teknoloji için de aynı şey söz konusu, artık araç, amacın yerini almış veya araçla amaç yer değiştirmiş, tersyüz olmuş durumda.
|
|
|
Gürün Katliamı ve Tehciri...Yeğya Hırıdyan (Araştırma) |
|
Nisan 1915'te Sultan Reşat'ın doğum günü kutlanıyordu. Dini önder Piskopos Horen Timaksyan bu vesileyle tebrik mesajlarını sunmaya gitmişti. Hükümet bir taraftan dini önderden saygılarını esirgemezken, diğer taraftan da her tarafa ermenilerin tutuklanması için emirler gönderiyordu.
Bayram vesilesiyle yetkililer ilçe dükkânlarının aşırı ölçüde süslenmemesini emrediyor ve bunu zorunlu kılıyordu, diğer yandan da ermenileri şaşırtarak, onları valiliğe davet edip dış dünyayla bağlantılarını dahi keserek, oraya hapsediyordu. Aynı gün içerisinde kendileri için gerekli gördükleri ermenileri tutuklamışlardı.
|
|
|
Uğur Mumcu’ya Cevap ... Mete Tuncay (Araştırma) |
|

Uğur Mumcu, Cumhuriyet gazetesinde (2-22 Haziran 1991 tarihleri arasında, 21 sayı) “Öncesi ve Sonrasıyla Şeyh Sait Ayaklanması” araştırmasını tefrika etti; sonra da kitap halinde bastırdı. 18. tefrikanın (19 Haziran) 266. dipnotunda beni eleştiriyor:
Araştırmacı Prof.Dr. Mete Tunçay Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması adlı kitabında (s.127-142) Şeyh Sait ayaklanmasını inceliyor, ancak ne Bilal Şimşir’in 1975 basımı İngiliz Belgeleriyle Kürt Sorunu kitabını incelemiş, ne Erol Ulubelen’in İngiliz Belgelerinde Türkiye kitabındaki Kürt-İngiliz ilişkilerinin belgelerini!
|
|
|
"Keşanlı Ali" mi "Kürt Cemali" mi?...Mehmet Bayrak (Araştırma) |
 Cumhuriyet tarihi boyunca “Kürt ismi üstüne kurulan tabu, toplumsal yaşamın yanısıra edebiyat ürünlerine de yansımış ve tüm albeniliğine rağman bu eserleri düşünce kadük bırakmıştır. Kemal Bilbaşar’ın Kürt isyanlarını anlatan Memo ve Cemo romanları ile Mustafa Yeşilova’nın Dersim katliamını anlatan Kopo romanı; Fikret Otyam’ın, Ahmed Arif’in şiirleriyle süslediği röportajları bunun ilginç örneklerinden yalnızca birkaçıdır. Bu eserlerde Kürt ismi sansürlenerek “Türkmen”e dönüştürülür çoğu kez. Hatta Kopo romanının bu özelliğini eleştiren yazar Osman Şahin’in cezaya çarptırıldığını hatırlıyorum.
|
|
|
10 Haber (2 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
2
|
|
|
|