|
|
69 Haber (12 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
.. 12
|
|
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar ... Arthur Schopenhauer (Felsefe) |

En değersiz gurur, milli gururdur. Bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. Çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyarbilirki başka türlü? Dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. Ama dünyada gurur duyabilecek hiç bir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar. Şükür ki yüz tane ahmak bir araya gelse bir tane akıllı adam etmez. - Dikensiz gül yoktur ama gülsüz pek çok diken vardır. - Soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır. Ama kısa süre sonra oklarının birbirleri üzerindeki etkilerini görüp yeniden ayrılırlar. Isınma gereksinimi onları bir kez daha bir araya getirdiğinde okları yine kendilerine engel olur ve iki kötü arasında gidip gelirler, ta ki birbirlerine katlanabilecekleri uygun mesafeyi bulana kadar. Bunun gibi, insanların hayatlarının boşluğundan ve tekdüzeliğinden kaynaklanan toplum gereksinimi onları bir araya getirir, ama nahoş ve tiksinti verici özellikleri onları bir kez daha birbirinden ayırır. - Gençliğin bakış açısından bakıldığında hayat sonsuz derecede uzun bir yolculuktur: yaşlılıktan bakınca çok kısa bir geçmişe benzer. Gemiyle uzaklaştığınızda kıyıdaki nesneler daha küçük, tanınması ve ayırt edilmesi daha zor hale gelirler, aynı şekilde olaylar ve etkinliklerle dolu geçmiş yıllarınızı da tanıyamazsınız.
|
|
|
Tarih Sınavı...Michel Foucault (Felsefe) |

Kendisiyle yapılan bir söyleşide “Bu bir hakikat söylemi değil” diyordu Boudrillard, “daha ziyade bir meydan okuma. Dünyada çok fazla açıklama, çok fazla yorum, çok fazla anlam olduğunu düşünüyorum. O halde yazı belki de paradoksal bir şekilde, anlamı kaldırmak, nesnenin kendisinin ortaya çıkabilmesi için bazı şeylerin çevresinde bir boşluk yaratmak içindir. Bu, kendi öznesini dünyaya yansıtmak değil, şeyleri ortaya çıkarmak yada yok etmektir… Bir nevi dramaturji… Ve bu nihai anlam değil, bu şeylerin arkasında emel yok.”
|
|
|
Üzüntüden başka hiçbir pay eşit değil...Oscar Wilde (Felsefe) |

Kurtulduklarına öyle sevindiler ki kahkahalarla güldüler. Gözlerine bütün dünya gümüşten bir çiçek, ay da altından, başka bir çiçek gibi göründü. Bununla birlikte, gülmeleri geçince üzüntüye kapıldılar; çünkü yoksulluklarını anımsamışlardı; biri ötekine, “Dünyanın bizim gibiler için değil zenginler için olduğunu gördüğümüz halde, ne diye neşelendik?” dedi, “Keşke ormanda soğuktan ölseydik ya da yabanıl bir hayvan üstümüze atılıp bizi öldürseydi.” Yol arkadaşı, “Doğru” dedi, “Kimilerine çok verilmiş, kimilerine az. Dünya nimetlerinin bölüştürülmesi adaletsiz olmuş. Üzüntüden başka hiçbir pay eşit değil.”
|
|
|
Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır...Octavio Paz (Felsefe) |
 Kişinin içinde yaşadığı dünyayı ve kendisine yabancılaşmış olduğunu bilmesi demek olan yalnızlık Meksikalılara özgü bir duygu değildir. Bütün insanlar yaşamlarının en az bir döneminde kendilerini yapayalnız bir kişi gibi duyumsarlar. Ve de gerçekten yalnızdırlar. Yaşamak, gizemli bir gelecekte varacağımız yere gitmek için geçmişte bulunduğumuz yerden yola koyulmak demektir. Yalnızlık, insan duygusunun en derindeki gerçeğidir. Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır. Doğası gereği insan, kendi varlığını bir başkasında gerçekleştirme özlemi içinde ve doğaya “Hayır” diyerek yaşar – kendi kendini yaratan insanın bir “doğası”ndan söz etmemiz doğruysa eğer. İnsan özlemdir, kavuşmak için bir aranıştır. Bu yüzden, kendi varlığını tanır tanımaz kişi, bir eş ya da arkadaştan yoksun olduğunu anlar, yalnızlığının bilincine varır.
|
|
|
Şiir ve Şiirsel Eylem...Octavio Paz (Felsefe) |

Şiirsel eylemin her birisinin farklı binlerce biçim içine dağılmış olması bizi ideal bir şiir tipi oluşturmaya zorlayabilir, ancak böyle bir çaba karşımıza bir canavar veya bir hayalet getirecektir. Şiir bilgidir, kurtuluştur, güç ve terkediştir. Dünyayı değiştirebilecek güçte bir eylemdir şiir, doğası gereği devrimcidir: Ruhun eğitilmesi ve içsel özgürlüğün yolu. Şiir bu dünyaya anlam kazandırır, onu yüceltir; bir başkasını yaratır. Seçilmişlerin ekmeği, lanetlenmiş lokma. Şiir ayırır, birleştirir. Yolculuğa davet, yuvaya geri dönüştür. Esin, soluk alma, bedenin eğitilmesi. Hiçliğe yakarış, yoklukla yapılan söyleşi: sıkıntı, acı ve ümitsizliktir onu besleyen. Dua, pişmanlık, tövbe, ilahî güce boyun eğiş, huzur bulma. Sihir, büyü, efsun. Yücelik, kabulleniş, bilinçdışının yoğunlaşması. Irkların, ulusların ve sınıfların tarihsel açıklaması. Şiir tarihi reddeder. Nesnel çelişkilerin tümü onun içinde çözülür ve en sonunda insan, sadece bir ölümlü olmadığının bilincine kavuşur. Deneyim, hissediş, duygu, sezgi,
|
|
|
Tanrı ve Kadın... Dr. Beyazıt - Taş (Felsefe) |

3 Jun, 2010
Tanrı : Şunu demek istiyorum; İnsanoğlu genel olarak bir canavardır, kendini egittiği ve düşündüğü oranda insan, eğitmediği ve düşünmediği oranda da hayvandır. Eğitimle iki şeyi kastediyorum. Birncisi: bieysel eğitim, yani ruhun eğitilmesi ve güzeleştirilmesi. İkincisi ise okul eğtimidir. Kadın’ın iç dünyası daha da karışık olduğu için ve vahşi arzularının kurbanı olduğu zaman da hata üzerine hata, iyilik yerine, kötülük yaparak yaşamda taribat’a sebep olur.
Madame, uzun boylu, kıvırcık saçlı, yeşil gözlü, beyaz tenli ve çok neşeliydi. Deyim yerinde ise, elini sallamadan ellisini kendine çekebilen cinstendi. Mutluluğun, Başkaları’nın mutsuzluğu üzerine kurulu olduğunu doğası gereği biliyordu. Ama bu Saltanat’ın pek uzun ömürlü olmayacağını da biliyordu ve buna rağmen bildiğinden geri kalmıyordu.
|
|
|
69 Haber (12 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
.. 12
|
|
|
|